Azerbaycanca İlk Dinsiz Forum

Cesaretli Olun


    Budizm nedir?-1

    Paylaş

    Admin
    Admin

    Mesaj Sayısı : 72
    Kayıt tarihi : 25/09/09
    Nerden : Istanbul

    Budizm nedir?-1

    Yeni mövzu tarafından Admin Bir B. Sen. 27, 2009 3:49 pm

    Budizm, hayattaki acı, ızdırap ve tatminsizliğin kaynaklarını
    açıklayan ve bunların giderilmesinin yollarını gösteren bir öğretiler
    topluluğudur. Farklı bakış açılarına göre din veya felsefe olduğu kabul
    edilir. Budizm'de öğretilerin ana çatısını, meditasyon gibi içe bakış
    yöntemleri, reenkarnasyon denilen doğum ölüm döngüsünün tekrarı ve karma denilen neden-sonuç zinciri gibi kavramlar oluşturmaktadır.
    Budizm Sanskritçe ve Pali dillerinindeki eski Budist metinlerinde 'uyanmış kişi - farkında olan' anlamına gelen Buddha kelimesinden gelir. Çağımızın Budası da denilen Siddhartha Gautama Budizm'in kurucusu olarak kabul edilir.
    Budizm Siddhartha Gautama'nın ölümünden sonra 500 sene boyunca Hindistan Yarımadasında, daha sonra Asya ve dünyanın geri kalanında yayılmaya başladı.

    Tarihçe [değiştir]


    Budizm M.Ö. 563-M.Ö. 483 yılları arasında yaşadığı tahmin edilen, bugün Buddha olarak bilinen Siddhartha Gautama
    tarafından kurulmuştur. Siddhartha Gautama kuzey Hindistan'da bir prens
    olarak doğduktan sonra, hayattaki acıları sona erdirmek için bir yol
    bulmak amacıyla krallığını terk etmiş ve uzun çalışmalar sonucunda
    aydınlanmaya ulaşmıştır.Diğer kak dinler gibi bozulan bir dinin
    peygamberi olabileceği tatısılmaktadır.
    Siddhartha Gautama'nın, Nepal'deki Lumbini'de[1] doğduğu düşünülmektedir. Yaygın olmamakla birlikte Hindistan-Nepal sınırındaki Kapilavastu'da
    doğduğuna dair iddialar da vardır. Geleneksel olarak kabul edilen yaşam
    hikâyesi şöyledir: Siddhartha Gautama klanı ve Sakya kabilesinden bir
    prens olarak dünyaya gelir. Doğumundan kısa bir süre sonra babası Kral Suddhodana'yı bilge olduğu varsayılan bir kişi ziyaret eder. Siddhartha hakkında "Bu çocuk ya muhteşem bir kral (chakravartin), veya muhteşem bir kutsal adam (Sadhu) olacak"
    der. Siddhartha'nın ileride kral olarak yerine geçmesini arzulayan
    babası ise, onun yaşamı boyunca acı ve ölüm gibi hayatın gerçeklerinden
    habersiz sarayda yaşamasına çaba gösterir. Bundan dolayı Siddhartha
    hayatının ilk 29 yılını insan nefsinin arzu edebileceği her tür
    zenginliğin içinde yaşamıştır. Babasının çabalarına rağmen Prens
    Siddharta 29 yaşındayken, ilk kez bir yaşlı insanın acı çektiğini
    görür. Bu olaydan sonra sarayın dışında yaptığı gezintilerde, hasta bir
    adam, çürümüş bir ceset ve çileci bir derviş[2] görünce hayatın ızdırap içerdigini farkeder ve acıyı altetmek için çileci bir derviş olarak yaşamaya karar verir.
    Derviş olmak için görkemli hayatı arkasında bırakarak sarayından
    ayrılan Siddhartha, başlangıçta çeşitli dervişlere katılarak onların
    çileci öğretilerini izler. Bu dervişler toplumdan ayrı, yoksun bir
    hayat sürerek açlık, kendine eziyet gibi çeşitli yöntemlerle
    nefislerini engellemeye çalışmaktadırlar. Uzun süre bu yoksun hayatı
    izleyen Siddhartha bu yöntemlerin insana açlığa dayanma, hassas
    fısıltılar duyma, vücutta ağrı hissetmeme gibi olağanüstü ruhani güçler
    kazandırdığını farkeder, ancak aynı zamanda vucuduna zarar verdigini de
    görür.[3]
    Siddhartha, bu yöntemlerin aradığı cevaba ulaşmasına katkıda
    bulunmadığını, prens olarak zenginlikler içindeki hayatında olduğu gibi
    tatminsizlik ve huzursuzluk yarattığına karar verir. Böylelikle çileci
    yaşamına son vererek anapanasati[4]
    denilen "nefesi dikkatle takip etme" meditasyonunu geliştirir. Çileci
    yaşam yerine, ne nefsin her isteğine boyun eğen, ne de vücudu
    yıpratacak kadar mahrum bırakan, Orta Yol olarak tanınan bir
    yaşam şekli geliştirir. Söylenceye göre çileci hayatı terk etmesi bir
    gün köylü bir kızın getirdiği süt ve pirinç muhallebisini kabul
    etmesiyle olur; ve bir incir ağacının altında nefes meditasyonuna oturur. 49 günlük meditasyondan sonra, 35 yaşındayken ilmini tamamlar ve günümüz Bodh Gaya'sında bulunan bu ağacın altında aydınlanmaya ulaşır.
    Aydınlanmasından sonra Buda veya Gautama Buddha adını alarak öğretilerini yaymaya başlar. Hindistan'ın kuzeyini, Ganj kıyılarının kutsal kenti Benares ve dolaylarını yeni felsefesini anlatarak gezen Gautama Buddha, kayıtlara göre 80 yaşında Kuşinigar'da (Hindistan) ölmüştür.
    Gautama Buddha'nın ölümünden sonra Budizm Güneydoğu, Doğu ve Kuzey
    Asya'da yayılmıştır. 20. yüzyıla gelindiğinde Avrupa ve Amerika'da da
    ilgi görmeye başlayan Budizm, pekçok farklı mezhep ya da okula
    ayrılmıştır.

    Mezhepler [değiştir]


    Bugün genelde kabul gören sınıflandırmaya göre, Budizmde başlıca dört akım vardır. Bunlar:

    Hinayana (küçük taşıt) adı da verilen Theravada
    Budizmi (eskilerin yolu), bireyleri bu dünyanın sıkıntı ve
    ızdı­raplarından kurtarmayı amaçlar. Yani, öncelikle bireyin yazgısını
    ve kurtuluşunu dikkate alır. Buna göre, acı çekmekten kurtulmanın tek
    yolu, yaşamdan el etek çekerek, Nirvana'ya ulaşmakla elde edilebilecek olan ahlak yetkinliğidir. Buna karşın Mahayana Budizmi (büyük taşıt),
    bireyden çok tüm insanlığı, yani bütünü dikkate alır. Bu anlayışa göre,
    büyük borç gerçekte tüm insanlığa hizmet ettikten sonra ödenmiş
    olacaktır ve bireyin yalnızca kendisini kurtarmasının hiçbir önemi
    yoktur. Üçüncü büyük mezhep olan Vajrayana, Mahayana'dan türemiş
    tantrik bir okuldur. Felsefi açıdan Mahayana'dan çok farklı değildir
    ancak uygulamada yepyeni yöntemler ekler.
    Bütün Budist mezhepler "yeniden doğum" (reankarnasyon) ve karma inançlarını kabul eder. Karuna adı verilen Budist merhamet anlayışı da tüm okullarda ortaktır. Bundan başka bütün Budist mezhepleri ve okulları Dört Yüce Gerçek, Sekiz Aşamalı Asil Yol, 12 halkalı nedensellik yasası gibi temel Budist öğretileri kabul eder.[5]

    Theravada [değiştir]



    Budist Tapınak, Chiangmai, Tayland





    Güney Budizm, Pali Budizm, ya da Mahayana Budistleri tarafından
    "Hinayana" (küçük taşıt) olarak da nitelendirilen, Budizmin en eski
    okulunun günümüzdeki tek temsilcisidir;[6] disipline ve monastik hayata büyük önem verilir; rahipler için katı kuralları vardır. Theravada yalnızca Pali derlemesi'ni
    kabul eder, Mahayana mezhebinden farklı olarak mistisizm ve mistik
    spekülasyonlara yer verilmez, felsefidir; ruhun ve Tanrı'nın olmadığı
    olgusu üzerine en çok duran Buddhizm mezhebidir.
    Mahayana mezhebinden farklı olarak yalnızca Gautama Buddha'nın
    öğretilerinin "üstün" olduğu kabul edilir, daha sonra aydınlanan ve
    "Buddha" olarak isimlendirilen kişiler Gautama seviyesinde değillerdir,
    Mahayana'nın aksine diğer Buddha'ların da değil yalnızca Gautama'nın
    öğretileri kutsal metin olarak kabul edilir. Nirvana'ya ulaşmak için
    pek çok kere ölüp yeniden doğarak "gelişmek" gereklidir.

    Mahayana [değiştir]


    Ana madde: Mahayana
    Mahayana mezhebi içinde, her biri farklı Sutraları vurgulayan, farklı okulları barındırır. En önemlileri, Arık Ülke Budizmi, Zen Budizm ve Niçiren Budizmi'dir.
    Pali Derlemesi, Mahayanacılar için sadece "başlangıç" seviyesinde olan kutsal metinlerdir. Theravada'dan farklı olarak pek çok Mahayana Sutrası kabul edilir. Hatta kimi okullar bunların öğreti olarak Pali derlemesinden daha ileri seviyede ve üstün olduğu söylenir.
    Mahayana Budizmine göre Buda-doğası
    herkesin içinde bulunur. Aydınlanmaya ulaşabilmiş çeşitli üstün
    varlıkların insanlara yardım edebileceği inancı, göksel mekanlar ve
    zengin bir kozmografyaya sahiptir.

    Nanshan Chan tapınağı, Longkou Yantai, Çin





    Zen
    Budizmi Japon ve Çin olmak üzere başlıca iki okula ayrılır. Çin'de bu
    okula "Chan" adı verilir. Japon Zen'inden farklı olarak biraz daha
    felsefidir ve Shurangama Sutra'ya ayrıca önem verilir. Japon Zen'inde
    başlıca Rinzai, Soto ve Obaku okulları vardır. Rinzai okulu koanlara fazlaca önem vermesiyle tanınır.
    Zen Budizmi kavramlardan ve kelimelerden daha çok anlamın, mananın
    üzerinde durmaktadır. İnanca olduğu kadar meditasyona ve kişisel deneye
    verdiği önemle diğer Budist okullarından ayrılır. Yeniden doğum olgusu
    üzerinde fazla durulmaz, anı yaşamanın önemli olduğuna dikkat çekilir.
    Zen Budizminde en çok Lankavatara, Elmas ve Platform (Altıncı Pirin Platform Sutrası) Sutralarına önem verilir.
    Arık Ülke Budizmi veya Amidism'de ise meditasyon ve deneyimleme
    değil, iman ön plandadır. Amida Buddha'nın adı sürekli tekrarlanır,
    böylece öldükten sonra "Arık Ülke" denilen Samsara'nın dışında olduğu
    kabul edilen bir boyutta yeniden doğulacağına ve oradan da Nirvana'ya
    daha kolay ulaşılacağına inanılır.
    Arık Ülke Budizmi kendi içinde kollara ayrılır bunlardan en katısı
    Jodo Shinshu adı verilen Japon Arık Ülke okuludur. Bu okula göre
    kişinin kendini kurtarması imkânsızdır; Gautama Buddha'nın öğrettikleri
    ile dahi kurtuluş artık mümkün değildir (Mappo),
    günümüzde insanoğlu kendini asla kurtaramayacak bir haldedir.
    Dolayısıyla meditasyonun veya deneyimlemenin yararı yoktur, kişinin tek
    yapması gereken Amida Buddha'nın adını Namu Amida Butsu şeklinde
    sürekli tekrarlaması (Nembutsu), onun gücüne inanması ve böylece
    öldükten sonra Arık ülkede doğabilmesidir.
    Arık Ülke Budistlerinin en önemli saydıkları Sutralar: Amitabha Sutra, Infinite Life Sutra ve Visualization Sutra'dır.
    Niçiren Budizmi tüm Budist mezhepleri içinde en katı olanıdır, diğer
    bütün Mahayana okullarını "ortodoksluktan, doğru öğretilerden sapma"
    olarak görür, diğer okullardan farklı olarak en çok Lotus Sutra'ya önem verir.

      Forum saatı: C.a. Dek. 14, 2017 12:07 pm