Azerbaycanca İlk Dinsiz Forum

Cesaretli Olun


    Kur'an-ı Kerim'deki Sözde Mucizeler - Kur'an'da Mucize Yoktur-4

    Paylaş

    Admin
    Admin

    Mesaj Sayısı : 72
    Kayıt tarihi : 25/09/09
    Nerden : Istanbul

    Kur'an-ı Kerim'deki Sözde Mucizeler - Kur'an'da Mucize Yoktur-4

    Yeni mövzu tarafından Admin Bir B. Sen. 27, 2009 11:45 am

    VE KURAN İLE İLGİLİ İDDİALAR



    İddia: Parmak izi mucizesi





    iddiaya göre parmak izi ilk olarak Kur'an'da geçmekte (kıyâme sûresi
    - ayet 4) ve her insanın farklı bir parmak izinin olduğu 20. y.y fark
    edilmiş. Bakalım öyle mi?





    Safsataya Cevap





    Parmak izinin kullanılmaya başlaması milattan önceki yıllara dayanır.
    Antik Babillere ait kil tabletlerde parmak izinin mühür olarak
    kullanıldığı saptanmıştır. Yine ayrıca İbrahimi dinlerden önce Mısır,
    Minoan, Çin, Babylon, Roma, Araplar, japonlar gibi hemen bir çok yerde
    ve medeniyette parmak izinin bilinçli olarak kullanımına rastlanmıştır.





    Sormak lazım! mucize nerede?




    Kaynaklar:


    Fingerprint - Wikipedia, the free encyclopedia


    THE_PRINT_VOL_16_ISSUE_02.PDF


    SCAFO Online Articles


    http://www.ancientfingerprints.org/nr1_lo.pdf


    FIRST IRANIAN RECORD ON FINGER-PRINTING Persian Journal Latest Iran News

    ----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
    İddia: Atomlar Mucizesi











    http://www.kuranca.com/atomlar.htm








    Safsataya cevap:





    Pediyodik Tabloyu ekliyelim buraya


    Periyodik tablo - Vikipedi





    Bir kaç element eksik haliyle burada tabloya ait bir resimde mevcut.

    http://www.biltek.tubitak.gov.tr/bde...odik_tablo.gif





    Periyodik tabloda bulunan toplam 118 element arasından mucize (şans) eseri 11 element'in kısa yazılışı ve atom numarası tutuyormuş, hatta bu 11 element arasından atom numarası tutmayan (Te, K, Ti ve S) adlı 4 elementin atom ağırlığı tutuyormuş. Yani şöyleki eğer atom numarası tutmazsa, atom ağırlığına bakıyor, tuttumu işte bu mucize sayılıyor!




    Üstelik bu mucize olarak öne sürülen elementler arasından bir tanesi
    bile Metaller sınıfı arasında bulunmuyor. Yine ayrıca surenin kendi
    ismi olan Hadîd yani Demir (sûre'nin kendi ismi bu arada) bulunan
    mucizeler arasında yeri yok. Yani asıl element olan Demir (F) mucize
    olarak bulanmamış.





    Zahmet buyurmamanız için araştırdım ve mucize olarak öne sürülen elementler hangisi hangi sınıftanmış ekliyorum.





    Radon (Rn) Soygaz


    Zirconium (Zr), Ta (Tantalum), Ti (Titanium) Geçiş metalleri


    Yb (Ytterbium), Sm (Samarium) Lantanitler


    F (Fluorine) Halojen


    As (Arsenic), Te (Tellurium) Metaloid

    K (Potassium) Alkali Metal


    S (Sulfur) Ametal





    Bu kadar zırvalama arasından tutup ayetleri saymadım, gerçekten sayılar tutuyormu diye! bununla kafamı yormaya bile değmez.





    Konu dışı: 1400 yıllık Hadîd (Demir) sûresinin ismini, "Element
    sûresi" diye değişmiş bulunuyor. Smile kendi sitesinden bakıp
    görebilirsiniz. Sureyi bilmeyende acaba bu ayetlerde periyodik tabloda
    bulunan elementlerdenmi bahsediliyor sanacak..
    ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
    İddia: DENİZ - KARA ORANI





    Zatı muhterimin sitesinden aynen aktarıyorum
    Alıntı:

    Kur'an-ı Kerim'de geçen "Deniz" ve "Kara" kelimelerinin sayıca
    birbirlerine oranı, bugün modern bilimdeki oranla birebir aynıdır.
    Halbuki o yıllarda henüz kıtalar keşfedilmemişti ve kara-deniz oranının
    bilimsel olarak tespit edilmesi mümkün değildi. Örneğin Amerika gibi
    büyük bir kara parçasının varlığı Kuran'dan yüzyıllar sonra 15.
    yüzyılda keşfedilmiştir.





    Kur'an'da toplam 13 defa "Kara (berr, yabas)" ifadesi geçmektedir. "Deniz (bahr)" kelimesi ise 32 defa geçmektedir. Yani deniz oranı 32/45, kara oranı ise 13/45
    olarak verilmektedir. Yüzdelere çevirdiğimizde deniz oranı yüzde 71,
    kara oranı ise yüzde 29 çıkmaktadır. Modern bilimin bulgularına göre de
    denizler Dünya'nın yüzde 71'ini, karalar ise yüzde 29'unu
    kaplamaktadır. Günümüzde bilimadamları bu tür ince hesaplamaları uydu
    fotoğrafları ve bilgisayarlar ile yapabilmektedir.


    Safsataya Cevap:


    Burada tek doğru satır, deniz ve karaların yüzdelik oranıdır. Onuda
    Kuran değil bilim söylüyor. Diğer yazılanlar ise yalnış değil yalandır!





    Deniz-Kara oranının günümüzdeki değerinin % 71' e, % 29 olduğunu doğru
    olduğunu söylemiştik, lakin bu değişken bir değerdir. Küresel ısınma
    ile kutuplardaki buzulların erimesi ile deniz oranı kuşkusuz
    artacaktır, buna göre değişken bir değerden dolayı mucize çıkarmak
    saçma olduğu kadarda komiktir.





    Yine Çelakıl bir gaf daha yaparak o yıllarda kıtalar keşfedilmemişti
    diyor. Bu iddia komik olmuş, zira kıtalar bilinen bir gerçekti,
    Amerika'da zaten insanlar vardı, en azından kızılderililer vardı! evet
    o zamanki adı Amerika değildi ama o kıta vardı ve orada canlı hayatta
    devam ediyordu. Yine ayrıca bu zat, Amerika'nın kuran'da bildirildiğini
    yazmış, ne garip oysaki ne yazdıkları arasında nede kuran'da böyle bir
    iddia yok. Kendisi zaten deniz - kara oranlarını hesaplamış, ne alaka
    amerika keşfi ile !





    Şimdi gelelim Karaların hareketliliğine, tırnaklarımızın uzama hızında
    karaların hareket ettiğini biliyormuydunuz? Bundan 250 milyon yıl önce
    dünyanın tek bir kıta halinde olduğu biliyormuydunuz?




    Evet bundan milyonlarca yıl önce Dünya üzerinde sadece pangea kıtası
    vardı. Zaman içinde kıtalar bir birinden ayrılıyor ve bu ayrılma
    tırnaklarımızın uzama hızı kadardır.








    http://tr.wikipedia.org/wiki/Pangea





    Fazla uzatmadan gelelim en can alıcı noktaya, cehaletin verdiği cesaret
    ile çok saydığı ve saygı duyduğu Kuran hakkında yalan yazmaktanda geri
    kalmamıştır.





    13 defa Berr, yabas ifadesinin geçtiğini iddia etmekte.
    Öncelikle bu adamın arapça bilgisinin hiç olmadı çok açık anlaşılıyor,
    "Berr" kelimesi kara anlamına gelmemekte. "Berr" berrak demek, açık net
    anlamında kullanılır. Ve "berr" kelimesi Kuran'da sadece Tûr suresinin
    28. ayetinde geçmekte. Başkada hiçbir yerde geçmemektedir. Yabas
    kelimesi ise Kuran'da tek bir yerde bile geçmemektedir. Demekki Berr
    sözcüğü kara anlamında değilmiş ve kuran'da 13 defa geçmiyormuş.





    Elim değmişken bu işi düzelteyim bari. Kuran'da kara anlamına
    gelen kelime "Berzah, Berzehun, Berzahun" dir. Yani engel yani kara
    anlamına gelmektedir. Bir başka kara anlamına gelen kelime ise
    "Berri"dir, dikkat edilmesi gereken nokta berr ile berri'nin bir birine
    anlam bakımından uzaktan yakından alaksı yoktur, yani sonradan eklenen
    "i" harfi bir ek değil.




    Şimdi gelelim kara anlamına gelen kelimelerin kuran'da kaç defa geçtiğine.





    Berzah, Berzehun, Berzahun'den başlayalım; Kur'an'da sadece 5 yerde
    geçmektedir. (MU'MİNUN 99, MU'MİNÛN 100, FURKÂN 53, RAHMÂN 20, EN'AM 98
    )





    "Berri" kelimesi kaç yerde varmış bakalım; RÛM 41, ANKEBÛT 65, LOKMÂN
    32, EN'ÂM 59, EN'ÂM 63, EN'ÂM 97, NEML 63, İSRÂ 67, İSRÂ 68, İSRÂ 70,
    YÛNUS 22, MÂİDE 96, burdada 12 adet varmış.





    Hadi burada Berri yazacağına eli sürçmüş berr yazmış varsayalım, "berri" kelimesi bile 13 adet değilki.





    Hem 12 adet "Berri" ile, 5 adet "Berzah" kelimesini toplarsak toplamda 17 yapar. Demekki mucize yokmuş.





    Şimdi gelelim Deniz sayısına, gerçi kara sayısının yalan
    olduğunu çıkardık, deniz sayısı doğru olsa ne yazar diyeniniz
    olacaktır. Tüm yazılanların yalan olduğunu söylemiştim ve
    ispatlayacağım..




    "Bahr" yani deniz kelimesinin deniz anlamına geldiğini söylemiş evet doğru "bahr, bahri" deniz anlamına gelmekte.





    Şimdi gelelim Kuran'da hangisi kaç kere geçmiş.


    "Bahr" kelimesi; (ŞUARÂ 63, EN'ÂM 59, EN'ÂM 97, YÛNUS 22, ) sadece 4 yerde geçiyor.





    "Bahri" kelimesi; RÛM 41, İSRÂ 66, İSRÂ 67, KEHF 61, KEHF 63, KEHF 79,
    İBRÂHÎM 32, RAHMÂN 24, HACC 65, A'RÂF 163, LOKMÂN 31, TÛR 6, ŞÛRÂ 32,
    NEML 63, İSRÂ 70, MÂİDE 96, TÂHÂ 77, EN'ÂM 63, BAKARA 164 görüldüğü
    gibi "Bahri" kelimesi 19 kere geçiyor.





    Toplmada 19+4= 23 etti hani 32 idi, Çelakıl sayıları ters çevirmiş ve utanmadan yalan söyleyip 32 var demiş.




    ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
    İddia: Kum tepeleri Mars gezegeninemi işaret ediyor?





    Çelakıl sitesinden aktarıyorum
    Alıntı:

    M-a-r-s kelimesine işaret eden Kuran'daki "Ahkaf" suresinin anlamı
    "KUM TEPELERİ"dir. Astronomide Mars denildiğinde akla ilk gelenlerden
    birisi Mars'taki dev "KUM TEPELERİ" yani yüksek kum yığınlarıdır. Mars
    bu yönüyle diğer gezegenlerden farklıdır. Örneğin daha önce gönderilen
    Opportunity uzay aracı bir kum tepesine saplanmıştı ve haftalarca süren
    güçlü kum fırtınalarından dolayı büyük tehlike atlatmıştı.




    İlginçtir ki Ahkaf (Kum Tepeleri) suresi 23.ayetteki harf
    dizilimlerine baktığımızda M-A-R-S harfleri açıkça görünüyor (Arapça'da
    Mim-Elif-Ra-Sin harfleri). Yani bu harfler normal bir kelimeyi
    oluşturur gibi yanyana duruyorlar ve Mars kelimesi net bir biçimde
    görünüyor. Sadece Mars değil aynı zamanda Mars'ın uydusu olan gökcismi
    "Deimos" kelimesi de bu şekilde geçiyor. ( Deimos Mars'ın çevresinde
    döner, Ay'ın Dünya çevresinde döndüğü gibi) Üstelik D-E-İ-M-O-S ' a
    işaret eden ayetin numarası 30'dur ve 30 sayısı bu uyduyu temsil eden
    bir sayıdır çünkü Mars çevresindeki dolanım süresi 30 saattir.
    Dolayısıyla ayet numarasının bu gökcisimlerinin dolanım süresiyle aynı
    olması da şaşırtıcıdır. Mars kelimesini oluşturan harfler Deimos'tan
    birkaç ayet önce geçiyor yani tüm bu anlattıklarımız Kuran'da ard arda
    ve aynı surede geçiyor o nedenle tesadüf olarak değerlendiremeyiz.
    Kısacası surenin ismi olan Ahkaf (Kum Tepeleri) de Mars'taki dev kum
    tepelerine işaret ediyor olabilir. Fakat Kuran'ın indirildiği çağda
    teleskop henüz keşfedilmemişti ve kimse Mars'ta kum tepeleri olduğunu
    bilmiyordu ayrıca Deimos astronomide henüz keşfedilmemişti.








    Safsataya Cevap





    Öncelikle şunu belirtelim, burada Çelakıl, Ahkâf kelimesinin "kum
    tepeleri" olduğunu sanmakta veya kendince öyle bir kurnazlığa gitmekte.
    Oysaki Âd kavminin yaşadığı bölgede rüzgârlar, "Ahkâf" denen kum
    tepelerini meydana getiriyordu. Kavmin yaşadığı bölge ve kum
    yığınlarından söz edildiğinden sûre Ahkâf adını almıştır. Sonuç olarak
    sureye ismini veren Ahkâf bir bölge ismidir.





    Örneğin bir "istanbul" diyince nasıl bir şehir anlıyorsanız ve Türk Dil
    kurumunda "istanbul" için bir şehir tabiri kullanılıyorsa. Ayetteki
    Ahkâf'ta aynen böyledir. Yani dünyanın öbür ucundaki veya bir başka
    bölgedeki kum yığınları için Ahkâf yakıştırması kullanılmaz.




    Yine ayrıca konu dışı olacak ama belirtmeden geçemiyeceğim. Bu sûre'nin
    Mekke'de "uydurulduğu" (indirilmiştir demiyorum, zira hiçbir ayetin
    yaratıcı tarafından indirildiğine inanmıyorum!) için, sûreyi
    incelerseniz Muhammed'in iyilik sever, cicili bicili v.b insancıl
    yollarla dini yayma gayreti içerisinde olduğunu görebilirsiniz, oysaki
    Medine'ye geçip güçlendiğinde asarım keserim politikaları yürütmüştür,
    bunuda Medine'de inen ayetlere bakıp rahatlıkla görebilirsiniz.İlgili
    konular için bkz 1 bkz 2 bkz 3 bkz 4 bkz 5 bkz 6 bkz 7




    Şimdi sûrenin ismini açığa kavuşturduktan sonra dönelim asıl konumuza





    İddia edildiği gibi Ahkâf sûresinin 28. ayetini alıyoruz
    Alıntı:

    قَالَ إِنَّمَا الْعِلْمُ عِنْدَ اللَّهِ وَأُبَلِّغُكُمْ مَا أُرْسِلْتُ بِهِ وَلَٰكِنِّي أَرَاكُمْ قَوْمًا تَجْهَلُونَ


    okunuşu
    Alıntı:

    Kâle innemel ilmu indallâhi ve ubelligukum mâ ursiltu bihî ve lâkinnî erâkum kavmen techelûn(techelûne).


    İşimiz olmamasına rağmen E.Hamdi Yazır mealinide ekleyelim
    Alıntı:

    Dedi: o ılim ancak Allah yanında, ben size gönderildiğim şeyi
    tebliğ ediyorum ve lâkin sizi öyle bir kavım görüyorum ki cahillik
    ediyorsunuz


    Soruyorum şu kendine âlim diyip bu -mucize- safsataları uyduralanlara.. Bizim görmediğimiz bişeymi görüyorsunuz? hani M A RS kelimesi bu ayetin neresinde yazıyor?





    Şimdi burda akla gelen şu; mars kelimesi nerden türemedir?. Mars aslında Roma mitolojisindeki savaş ilahı olan Mɑrz'ın
    isminden esinlenerek bu adı almıştır. Türkçesine ise ingilizceden
    türeme olan Mars olarak yerini almıştır. Peki diğer ülkeler bu gezegene
    hangi ismi vermişler, buyrun bakalım?





    Araplar: المريخ

    Aragonés: Marte


    Žemaitėška: Marsos


    Brezhoneg: Meurzh


    Català: Mart





    v. v.s görüldüğü gibi her dilde farklı bir adı varmış bu gezegenin,
    illaki MARS diyeceğiz diye bir kadide'de yokmuş. Ayrıca şunuda sormak
    lazım bir mucize olacaksa bunun arapça yazılışı olarak bulunması daha
    doğru olmazmıydı.. Sonuçta Kur'an cennet dilinin bile arapça olduğunu
    savunur, tıpkı her insanın islam fıtratı üzerine doğduğunu savunduğu
    gibi..





    Bu çelişkili durumu, diğer bir mucize sayılan Halley Yıldızı safsatası
    üzerindede uygulamak mümkün, bu yüzden Halley Yıldızı v.b gibi abidik
    gubik iddiaları kaide değer bulup buraya eklemiyeceğim zaten.





    Şimdi gelelim şu Mars'ta sadece kum tepeleri iddiasına. Çelakıl öyle
    bir yazmışki bilmeyen biride Mars'ı sadece kum tepelerinden oluştuğunu
    sanacak. Oysaki öyle değil, Haziran 2008’de Nature dergisinde
    yayımlanan üç makalede açıklandığı gibi, Mars’ın kuzey yarımküresinde
    10.600 km. uzunluğunda ve 8.500 km. genişliğindeki dev bir meteor
    kraterinin varlığı saptanmıştır. Bu krater, bugüne kadar keşfedilmiş en
    büyük meteor kraterinin (Ay'ın güney kutbu kısmındaki Atkien Havzası)
    dört misli büyüklüğündedir.




    Mars, Dünya hariç tutulursa, halen Güneş Sistemi’ndeki gezegenler
    içinde sıvı su ve yaşam içermesi en muhtemel gezegen olarak
    görülmektedir. Mars Express ve Mars Reconnaissance Orbiter keşif
    projelerinin radar verileri gerek kutuplarda (Temmuz 2005) gerekse orta
    bölgelerde (Kasım 2008) geniş miktarlarda su buzlarının var olduğunu
    ortaya koymuş bulunmaktadır. 31 Temmuz 2008’de Phoenix Mars Lander adlı
    robotik uzay gemisi Mars toprağının sığ bölgelerindeki su buzlarından
    örnekler almayı başarmıştır.





    Günümüzde, Mars, yörüngelerine oturmuş üç uzay gemisine evsahipliği
    yapmaktadır: Mars Odyssey, Mars Express ve Mars Reconnaissance Orbiter.
    Mars, Dünya hariç tutulursa, Güneş Sistemi’ndeki herhangi bir sıradan
    gezegenden ibaret değildir. Yüzeyi pek çok uzay aracına evsahipliği
    yapmıştır. Bu uzay araçlarıyla elde edilen jeolojik veriler şunu ortaya
    koymuştur ki, Mars önceden su konusunda geniş bir çeşitliliğe sahipti;
    hatta geçen on yıllık süre sırasında gayzer (kaynaç) türü su fışkırma
    veya akıntıları meydana gelmişti. NASA’nın Mars Global Surveyor projesi
    kapsamında sürdürülen incelemeler Mars’ın güney kutbu buz bölgesinin
    geri çekilmiş olduğunu ortaya koymuştur.





    Tüm bu yazılanları okuduğumuzda Mars'ın sadece kum yığınlarından ibaret olmadığını anlamak mümkün.





    Gelelim şu Mars'ın uyduları olan Deimos ve Phobos adlı iki uydusuna, yine Çelakıl bu uydulardan bahsederken sadece Deimos adlı uydudan bahsetmiştir. Oysaki mars'ın iki uydusu vardır ve Deimos adlı uydunun bir turu 30 saat değil, 30,3 saat sürmektedir. bkz




    Demios adlı uyduya ait bir video








    Yine ayrıca ayrını sûrenin 30. ayetinde Deimos adlı kelime filan
    geçmemekte, o anlama gelen veya o kelimeyi oluşturan şifreli
    saçmalıklarda yok.
    Alıntı:

    قَالُوا يَا قَوْمَنَا إِنَّا سَمِعْنَا كِتَابًا أُنْزِلَ مِنْ
    بَعْدِ مُوسَىٰ مُصَدِّقًا لِمَا بَيْنَ يَدَيْهِ يَهْدِي إِلَى الْحَقِّ
    وَإِلَىٰ طَرِيقٍ مُسْتَقِيمٍ





    Kâlû yâ kavmenâ innâ semî’nâ kitâben unzile min ba’di mûsâ musaddikan
    li mâ beyne yedeyhi yehdî ilel hakkı ve ilâ tarîkın
    mustekîm(mustekîmin).


    Saçmalıklarla uğraşmak, bilimsel verilerle uğraşmaktan daha zordur.
    İnsan aklıyla dalga geçmek ve kuran'da mucize aramak, şaklabanlara ait
    bir iş olsa gerek!





    http://tr.wikipedia.org/wiki/Mars_(gezegen)

    http://en.wikipedia.org/wiki/Transit...imos_from_Mars
    ----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
    İddia: Kâbe Mucizesi








    KABE MUCİZESİ _ DÜNYANIN ALTIN ORAN NOKTASI VE KUTSAL TOPRAKLARA GİZEMLİ YOLCULUK Bu ilgili sitede son günlerde ortaya atılan bir iddia var. Kâbe değilsede Mekke; Dünyanın altın oran noktasıymış ve bu mucizeymiş.
    Evet evet uğruna fragmanlar hazırlanıp, film çekilmiş. "Sabah namazına
    nasıl kalkılır" diye kitap basılırda bunun için basılmaz mı? tabiki
    kitapda basmışlar. Tarih bilgisinden ve göktaşlarından habersiz
    yaşayan, bu son mucize uydurukçusuna cevap vermeye çalışacağız.





    Safsataya Cevap





    Öncelikle şunu üstüne basa basa belirtelim; Kâbe, Dünyanın altın oran
    noktasında değildir. Zaten kendilerinin de böyle bir iddiası yok ama bu
    mucize söylemine inananlar hemen Kâbe'yi Dünyan'nın altın oran
    noktasındadır diye ilan ederler. Şuan itibariyle Dünya'nın altın oran noktası Kâbe'nin 7,5 km (yedi buçuk) kuzeyindedir.
    Şuan itibariyle diyoruz çünkü karalar hareket halindedir! 100 milyon
    yıl önce, Dünya'nın altın oran noktası başka bir bölgeye isabet
    ediyordu. 100 Milyon yıl sonra'da Dünya'nın altın oran noktası şuanki
    konumunda çok daha farklı yerlere isabet edecektir. Tırnaklarımızın uzama hızında kıtaların hareket ettiğini düşünsenize.. bkz: Pangea - Vikipedi




    Bu üç-beş satırlık cevap bile bu uyduruk mucizezeyi! yıkmaya yeter ama
    kabe hakkında daha fazla bilgi almak isteyenler için devam edelim..





    İlgili sitede doğu-batı oranı kullanılarakta altın oran noktası
    Mekke'yi isabet ediyor gibi gösterilmektedir -ki bunun hiçbir bilimsel
    dayanağı yoktur. Doğu ile Batı'nın her hangi bir ucu yokturda ondan Smile
    neyse zaten pangea yani karaların hareketliliği'de bu iddiayıda
    çürüktemekte.





    Hem neden Kâbe'yi isabet etmiyorda, 7,5 km kuzeyini isabet ediyor?
    Zaten bu yüzdendir -ki Mekke bölgesi Dünya'nın altın oran noktası
    olarak gösteriliyor. Buna mucize demek ve inanmak için saf olmak
    gerekir. Buna mucize demek için tam kâbe'yi isabet ediyor olması
    gerekmezmiydi?





    Kâbe: Dünya üzerindeki bir çok dine ev sahipliği yapmıştır. Arap
    putperestler dahi Kâbe etrafında 7 kez tavaf yaparlardı. Kureyş
    dışından gelen Bedevi putperestler tavafı çıplak olarak yaparlardı.
    Putları ziyaret, Hacerül Esved (siyah taş)
    taşına el sürme ve öpme, Safa ve Merve tepeleri arasında gidip gelme,
    şeytan taşlama! hac ibadetinin en önemli ritüellerindendi.
    Putperestlerin hac sırasında hep bir ağızdan yaptıkları telbiye de
    aynen şöyleydi:


    Alıntı:

    Lebbeyk allahümme lebbeyk.


    La şerike leke illa şerikun huve lek.


    Temlikuhu ve ma-melek


    Peki günümüz Müslümanları şuan bundan farksız bişeymi yapıyor?








    Asıl can alıcı noktaya gelelim yani Hacerül Esved taşına. Bu taş siyah bir taştır ve göktaşıdır.
    Cahil insanlar döneminde bir taş gökten düşecek ve bu taş diğer
    taşlardan farklı olduğu için bir ilahtan gelmiş kabul edilmeyecek
    öylemi? veya ilah diye kabul edenler çıkmayacağını kim garanti
    edebilir? Günümüzde halen bazı bölgelerde öküze tapanlar varken bu
    olasılığa saçma gözüyle bakılamaz.








    Kâbe Muhammed’in dininden çok daha eskidir. İslam tarihi yalnızca
    yaklaşık bin dört yüzyıl öncesine dayanırken, Kâbe’deki o siyah taş yüz
    binlerce yıl öncesine aittir. İlginç olan bir başka husus da bu taşın
    Dünyamıza ait gibi görünmemesidir. Peki Dünya’ya nasıl gelmiştir? Sahip
    olduğumuz tek hipotez, bu taşın bir meteorun parçası olduğu
    iddiasındadır. Bir meteor dağıldığında ondan kopan binlerce taş parçası
    Dünya’ya doğru düşer. Bunlardan çoğu Dünya’ya ulaşmadan yanıp tükenir.
    Geceleri kayan yıldızlar gördüğümüzde bunlar aslında yıldız değil,
    meteorlardır. Bazen dev boyutlarda meteorlar bile Dünya’ya düşmeyi
    başarır. Bu taşların bileşimi Dünya’dakilerden farklıdır ve Kâbe’deki
    de işte böyle bir taştır.







    Kaynaklar:





    Black Stone - Wikipedia, the free encyclopedia


    Pangea - Vikipedi


    Hacerü'l-Esved - Vikipedi


    Kâbe - Vikipedi


    ----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
    İddia: SİRİUS YILDIZI VE 49 SAYISI





    Çelakıl'ın sitesinden aynen aktarıyorum
    Alıntı:

    "Doğrusu Şi'ra (Sirius) yıldızının Rabbi O'dur." (Necm suresi, 49)




    Arapça karşılığı Şi'ra olan Sirius yıldızının Kuran'da sadece 49.
    ayette geçmesi,gerçekten ilgi çekici bir durumdur. Çünkü bilimadamları
    Sirius yıldızının hareketlerindeki düzensizliklerden yola çıkarak onun
    bir çift yıldız olduğunu keşfetti ve gözle görülemeyen diğer yıldıza
    Sirius B ismini verdi.Teleskopsuz görülemeyen Sirius B yıldızının,
    Sirius A etrafındaki dolanım süresinin de 49 yıl olduğunu tespit etti.


    Safsataya Cevap:





    Öncelikle şunu belirtelim Sirius B yıldızının, Sirius A etrafında bir
    tur atması 49 yıl diye kesin bir bulgu yoktur. Sadece bazı astronomlar
    bir turun 49,9 yıl olduğunu "tahmin" ederler.





    Yine ayrıca tarihte Sirus yıldızını kutsal sayan bir çok kavim var, bunlar;

    “Sothis” (Eski Mısırca adının Grekçe’ye uyarlanmış hali)


    “Sigi” (Dogonlar’da)


    “Sigo” (Bambara’larda)


    “Şira” (Araplar’da)


    “Seirios” (Hellenler'de)


    “Sirius” (Romalılar’da)


    “Kak-si-sa” veya “Kak-si-di” (Asur-Babil’de)


    “Kak-si-si” (Hititler’de)


    “Tistirya“, “Tishtrya” veya “Tiştria” (Farsça: Zerdüştçülüğü benimsemiş kavimlerde)

    “Sima Kayne” (Bozolar’da)


    “Sirona” (Galyalılar’da)


    "Hu-Şi" (Çinliler’de )





    Yine ayrıca, putperest araplarda Huzaa kabileside Şi'ra (sirius) yıldızını kutsal sayardı.





    Fala uzatmadan gelelim asıl konuya





    Neye göre 49 yıl ? Hangi takvime göre? tabiki rumi Takvime göre.. Birde
    islam'ın kabul ettiği hicri takvime göre hesaplayın bakalım 49 yılmı
    çıkacak.. Smile







    Kameri ay 29.5 günden 44 dakika 3 saniye daha uzun olduğundan 12
    Kameri ayın belirlediği 354 günlük kuramsal Kameri yıldan 8 saat 48
    dakika 36 saniye daha uzundur. 30 yılda bu hata 11 gün 0 saat 18 dakika
    0 saniye olacağından eşzamanlılığı sağlamak için 30 yıl boyunca 19 adet
    354 gün süreli ve 11 adet 355 gün süreli yıl oluşturulur. 355 günlük
    yıllar son aya bir gün ilave edilerek gerçeklenir. Böylece eşzamanlık
    sağlanır ve ancak 2400 yılda bir takvime tekrar 1 gün ilave etmek
    gerekir.





    Kameri yılın ortalama vakti günlerin yıllara göre dağılımından
    (19x354+11 x 355) / 30=354 gün 8 saat 48 dakika olarak hesaplanır.





    Hicri takvim ile hesaplarsak bu tur 47,5 yıl çıkacaktır.






    Yine ayrıca burdaki belgedede görüldüğü gibi http://www.deizm.net/nph-iarticle_query.pdf
    49,9 veya 49 yıl gibi bir iddia söz konusu değil. Yüzlerce astlogdan
    sadece bir veya bir kaçı 49 veya 49,9 yıl demesi bu bulgunun kesin
    olduğu anlamına gelmiyor. Zaten bu iddia eski ve kesindir diye bir
    tabir kullanmıyorlar. Zaten Çelakıl'ın kaynak aldığı makaleye bakın KryssTal : Measuring The Stars Bu mevcut site ne bir bir universite veya bir kuruma ait internet sitesi değil!, Yazılan makalede çok eski bir makale.




    Bu konu hakkında nasa sitesinde tek bir iddia bile yok. Buyrun bkz 1 bkz2





    Bu durumda şunu sormak lazım; Mucize nerede ?

    abdullah_10

    Mesaj Sayısı : 5
    Kayıt tarihi : 08/03/10

    Geri: Kur'an-ı Kerim'deki Sözde Mucizeler - Kur'an'da Mucize Yoktur-4

    Yeni mövzu tarafından abdullah_10 Bir B.e. Mar. 08, 2010 11:40 pm

    bunlari az-cok okudum cok hatalar var soyleyecegim ama sizlere bi soru.ya siz degilde biz hakliysak? bizler bir sey yitirmiyoruz ALLAHA inanarak,lakin ya ALLAH varsa onda ne olacak? bizde ALLAHA inanarak yasiyoruz,siz inanmadan iyrencliklerle yasiyorsunuz ya siz degilde biz hakli olsak? ALLAH yokmu? tamam olmasin.sonucta bir sey olmaz.amma ve lakin ya varsa onda vay inanmayanlarin haline.bi dusunun

    abdullah_10

    Mesaj Sayısı : 5
    Kayıt tarihi : 08/03/10

    Geri: Kur'an-ı Kerim'deki Sözde Mucizeler - Kur'an'da Mucize Yoktur-4

    Yeni mövzu tarafından abdullah_10 Bir Ç.a. Mar. 09, 2010 11:38 am

    yuxardan oxumaga basladim ve asagiya kadar beni uyku tuttu.cok sacma yazmissin.
    neden?
    soyle ki, birincisi bunlar kuranin ayetlerinden yola cikilarak hazirlandi yani ki, bunlardan bazilari hatali demek kuran hatali degil.onlari insan ogullari hazirladi ve demek hata yapabilirler.Ki hatada yok.
    gelelim ilk once parmak izine.o zamanin bedevi araplari parmak izinin ne oldugunu bilmiyorlardi.ve tarihden sana bir tokat.parmak izleri simdiki gibi etrafli arasdirilmamisdi o zamanlar demisdin ya filan filan yerlerde kullaniliyor yanlisin var o zaman bu teknoloji yoktu.akil var mantik var nasil bile bilirlerdi ki parmak izi farklidir? bence sen insanlari aldatmak icin elinden geleni yapiyorsun yalan yalnis ve cok komik sana soyluyum.ikincisi kitalardan bahs etmisin.ilk olarak o zaman yani araplarin zamani arabistanda hic jack,john goren olmusmu? yani baska kitadan gelen? soyluyum hayir! cunki kimse bilmiyordu ve aracda yoktu seyahat icin.gelelim kara meselesine.kara orani simdi bulundugu icin bu zamana gore yapilmistir bence.yani bu zamanlar bulunacagi icin bu zamana uygun secilmistir.
    uzatmayayim bir sozle kuran kutsal bir kitapdir.orda coklu mucizeler vardir.haaa aklimdayken sana bir soru.senin elini,yuzunu.dilini,kafani,cigerlerini,bobregini,kemiklerini,adelelerini,yemeyini,icmegini,telefonun,giyimini ve s. kim yaratdi?

    insan oglu yoktan var edemez.yani ALLAH yaratdi ki bazi seyleri biz hala ondan istifade etmekle kullaniyoruz.yanlis varmi? ben soyleyim YOK! ALLAH yaratdi gordugun her seyi.

    Sponsored content

    Geri: Kur'an-ı Kerim'deki Sözde Mucizeler - Kur'an'da Mucize Yoktur-4

    Yeni mövzu tarafından Sponsored content


      Forum saatı: C. Okt. 20, 2017 5:58 pm