Azerbaycanca İlk Dinsiz Forum

Cesaretli Olun


    Kur'an-ı Kerim'deki Sözde Mucizeler - Kur'an'da Mucize Yoktur-2

    Paylaş

    Admin
    Admin

    Mesaj Sayısı : 72
    Kayıt tarihi : 25/09/09
    Nerden : Istanbul

    Kur'an-ı Kerim'deki Sözde Mucizeler - Kur'an'da Mucize Yoktur-2

    Yeni mövzu tarafından Admin Bir B. Sen. 27, 2009 11:41 am

    İddia 2



    MEKKE''Yİ FETHEDECEKSİNİZ






    Alıntı:

    Andolsun ki, Allah gerçekten peygamberine o rüyayı hakkıyla doğru
    gösterdi, Şanıma yemin ederim ki, İnşaallah Mescid-i Haram'a güvenlik
    içinde başlarınızı kazıtarak, kırkarak korkusuzca gireceksiniz! Ancak
    O, sizin bilmediğiniz şeyleri bildi de ondan önce yakın bir fetih
    verdi. 27 - Fetih Suresi (E.Hamdi Yazır)


    Karşı Tarafın İddiası (Özetle) :








    Yukarıdaki Ayet in Muhammedin Mekke ye Mekke yi tavaf etme amacıyla
    giremeyişiyle ilgili olduğunu söylüyorlar... Hudeybiye antlaşmasının
    yapılışını ve bu antlaşma yapılana kadar müslümanlar için çıkan
    sorunları anlatıyorlar:





    1) Muhammed, İslamı kabul edenleri Mekkeli müşrik lere (putlara tapanlara) vermeyi kabul etti.


    2) Muhammed, Mekkeli lerin Muhammed Allah ın habercisi imzasını Muhammed Abdullah''ın oğlu

    olarak değiştir isteklerine boyun eğdi; belki Mekke ye gelecek sene hac yapmalarına izin verirler diye...





    Not: Buhari nin kitabında: Mekke ye doğru giderken Muhammedin ''Allah''ın haram kıldığı şeyleri tazim sadedinde her ne taviz isterlerse onlara vereceğim!" dediği yazıyor... Hikayenin gerisi Buhari nin kitabından alıntı....



    Alıntı:

    ......Resulullah''a: "Gel! seninle aramızda bir antlaşma (metni) yazalım!" dedi.





    Resulullah (sav) katibini çağırdı ve emretti: "Yaz
    Bismillahirrahmanirrahim." Süheyl itiraz etti: "Rahman ne demek?
    Vallahi onun ne olduğunu bilmiyorum. Fakat: Bismikallahümme yaz,
    vaktiyle senin de yazdığın gibi" dedi.





    Müslümanlar da ona itiraz ettiler: "Biz onu değil,
    bismillahirrahmamrrahim''i yazarız!" dediler. Ama Resulullah (sav)
    emreder: "Bismikallahümme yaz! ve devam et: "Bu Allah Resulü ve
    Süheyl''in üzerinde mutabık kaldıkları hususlardır."





    Süheyl yine itiraz eder: "Vallahi, eğer bilsek ki sen Allah''ın Resulüsün sana Beytullah''ı kapamazdık, seninle savaşmazdık da.





    Şöyle yaz: Muhammed İbni Abdillah." Resulullah (sav): "Vallahi siz beni
    tekzib etseniz de ben kesinlikle Allah''ın Resulüyüm. Bununla beraber,
    Muhammed İbni Abdillah yaz!" buyurur ve devam eder: "Bizimle Beytullah
    arasından çekilmeniz ve onu tavaf etmemiz şartıyla." Süheyl itiraz
    eder: "Vallahi hayır. (Biz size bu yıl tavafa izin versek), Araplar
    "bizim aniden emrivakiye geldiğimiz" hususunda dedikodu yapar. Ancak
    ziyareti gelecek yıl yapacaksınız" der. Böyle yazılır. Süheyl ilave
    eder: "Senin dinine de girse, bizden hiç bir erkeğin sana gelmemesi,
    gelirse iade etmen şartıyla." Müslümanlar bu şarta itiraz ederek:
    "Sübhanallah! Bize iltica eden bir müslüman, müşriklere nasıl iade
    edilir?" derler.




    Bu halde iken Ebu Cendel İbnu Süheyl İbni Amr zincirleri arasında seke
    seke geldi. Mekke''nin aşağısındaki hapsedildiği yerden kaçmış, kendini
    müslümanlann arasına atmıştı. Süheyl: "Ey Muhammed, bu seninle üzerine
    anlaştığınız maddelerin ilk uygulaması olacak, bunu bana iade
    edeceksin!" dedi. Resulullah (sav): "Biz henüz anlaşmayı yazıp
    bitirmedik" buyurdu. Süheyl: "Öyleyse, vallahi ben seninle hiç bir
    madde üzerine sulh yapamam!" dedi. Aleyhissalatu vesselam: "Öyleyse şu
    Ebu Cendel''i bana bağışla da imza et" buyurdu. Fakat Süheyl: "Asla ben
    bunu sana bağışlamam" diye direndi. Aleyhissalatu vesselam: "Hayır,
    hatırım için yap!" ricasında bulundu. Süheyl direndi: "Asla yapmam!"
    Mikrez İbnu Hafs atılıp: "Biz onu sana müsaade ettik!" dedi. (Ancak
    imza yetkisine sahip olmadığı için Süheyl onu dinlemedi. Ebu Cendel
    teslim edilecekti). Ebu Cendel (ra): "Ey müslümanlar, (nasıl olur?) Ben
    size müslüman olarak sığınmışım. Beni müşriklere teslim mi ediyorsunuz?
    Bana yaptıklarını görmüyor musunuz?" dedi. Ebu Cendel''e Allah yolunda
    çok işkenceler yapılmıştı... Bunun üzerine insanlar da huzursuzluk
    başlar....


    Bu hikaye üzerine soruyorlar: Musa; istediklerini elde etmek
    için puta tapanlara böyle tavizler verir miydi?. İsa, yahudi konseyi
    tarafından kabul edilmek için kendisine inananları geri verir miydi?
    Musa ya da İsa; puta tapanları memnun etmek için bu kadar tavizler
    verir miydi; Muhammed in yaptığı gibi?





    ......Sizin de tahmin ediceğiniz gibi müslümanlar arasında huzursuzluk oldu ve hatta:



    Alıntı:

    Ömer İbnu''l-Hattab der ki: "(O gün, bu cereyan eden hadiseleri çok
    alçaltıcı bularak) Resulullah (sav)''a gelip: "Sen Allah''ın hak
    peygamberi değil misin?" dedim. "Evet!" dedi. "Biz hak üzere,
    düşmanlarımız da batıl üzere değiller mi?" dedim. "Evet" dedi. "Öyleyse
    biz niye dinimiz uğrunda alçaklığı kabul ediyoruz" dedim. "Ben
    Resulullah''ın; (bu anlaşmayı imzalamakla) Allah''a asi olmuş da
    değilim. Allah yardımcımızdır!" dedi. "Sen, bize (Medine''den çıkarken)
    Beytullah''a gideceğiz, onu tavaf edeceğiz demedin mi?" dedim. "Pek
    tabii, ama, sana bu yıl gideceksin dedim mi?"dedi. Hayır!" dedim. "Sen
    mutlaka onu tavaf etmeye geleceksin'''' buyurdu...


    Yani hac la ilgili tam bir zaman belirtmediği için bu iddia yanlış
    sayılamaz. Hudeybiye antlaşması müslümanlar mekkeye doğru gidiyorken
    durdurulmaları sonucu oldu. Aslında anlaşma yaparken muhammedin
    amaçlarından biri o sene hac yapabilmekti fakat isteği reddedildi ve
    ancak gelecek sene hac yapmalarına izin verildi.







    Birgün muhammed rüyasında mekkeye girip hacı olma görevini yaptığını
    gördü. Bunu arkadaşlarına anlattı. Bu sırada hala Medine deydiler.
    Hudeybiye barışının olacağı yıl Mekke ye doğru yola çıktıkları zaman
    kimsenin Peygamber lerinin düşünün gerçekleşmeyiceğinden şüphesi
    yoktu.. Netekim; sonuç bekledikleri gibi çıkmayınca bazıları bu işten
    hiç hoşlanmadı....
    Alıntı:

    ''Umar bin Al-Khattab olanlarla ilgili sordu: Sen bize Hacı olma görevini yapmaya gideceğimizi söylemedin mi?


    Yani uzun lafın kısası karşı taraf şöyle diyor: Bu ne biçim
    peygamber arkasında Tanrı nın gücü olduğunu iddia etmesine rağmen puta
    tapanlara taviz veriyor. Musa ya da İsa böyle şeyler yapar mıydı? ...
    ve muhammed in gördüğü rüyanın gerçekleşmesinin abartılacak bi şey
    olmadığını söylüyorlar çünkü muhammed belli bir tarih vermemiş..
    Mekkeye girip hacı olacaz diyor ama ne zaman? Gerçekten peygamber olsaydı belli bi tarih verirdi....








    Yazının devamında Muhammed in kureyşli müslüman olan birisini Allah
    böyle istiyor diye geri vermeyip Hudeybiye antlaşmasını bozduğu
    yazıyor. Bu Tanrı nın sözünden dönmesi demektir .. Tanrı nın sözünden
    dönmesinin mümkün olmuyacağını söylüyorlar.





    Ayrıca Allah ın sözü olan Kuran da S. 48:27 ... eğer Allah dilerse... diye konuşmasını eleştiriyorlar.. Allah dileğinin ne olduğunu bilmiyor mu diye soruyorlar..





    Ayrıca Allah dilerse diye Allah kimden bahsediyo... (Eğer ben dilersem demesini bekliyorlar)

    Başka bi tanrı dan mı bahsediyor bu Allah. Birden fazla tanrı mı var ? diye soruyorlar.....





    Başka konularla ilgili başka sorular da var ama onları yazmayı gereksiz buldum............














    Şimdi şöyle bir benzetme yapalım A.B.D nin Irak a savaş açıcağını ve
    Saddam hükümetini yıkıp yeni bir hükümet kuracağını birçok kişi tahmin
    etti ve tahmin tuttu... Bu da savaş... Bu da bi kere oluyo.... Ne şimdi
    bu da mı mucize?.. Peygamberin de altı üstü Mekke ye girecez demiş ve
    girmişler... bunun neresi mucize anlayamadım....





    Eğer birisi çıkıp da A.B.D şu saatte şurayı vuracak... şu kadar kişi
    ölecek.. Saddam şurda yakalanacak....Irak direnişi başlayacak.. Şu gün
    şurda intihar eylemleri olacak.... Yeni hükümet için seçim yapılacak...
    Sunniler seçime katılmayacak... Seçimi şu kadar oyla Şiiler kazanacak
    v.s deseydi ve bu tahminleri tutsaydı ... eyvallah mucize derdik......




    Ama böyle en ufak tahminin tutması mucize sayılmamalı.......





    İddia 3 : "Dünyanın en alçak yeri"





    RÛM 3. ayeti kerime - Kuran-ı Kerim Meallerini Kıyasla





    Bakın bakalım burada Dünyanın en alçak veya yerin en alçak yeri diye yorumlayan kaç kişi var?





    فِي أَدْنَى الْأَرْضِ





    "Fî ednel ardı" yakında bir yer anlamına gelmekte. Zaten
    çoğu mealci de burayı Dünyan'nın en alçak yeri olarak anlamıyor, daha
    çok arapların bulunduğu bölgeye yakın bir yer olarak anlıyorlar.




    Hem zaten yukarıda tahmin edilen suresinin tutmadığını göstermiştik.

      Forum saatı: C.a. Dek. 14, 2017 12:07 pm